Ekim ayını sevmem. Ne bir Eylül ne de bir Kasım. Arada kalmışlıkların ayı sanki. Sıcak mı? Soğuk mu? Güneş vardı. Şimdi nerede? Belirsizlikler.
Tüm bu kelimeler ne kadar da 'ben' aslında, beni tanıyanlara.
Belirsizliklerin dünyasında yaşayan bir Dilara değil miyim ki ben? Sorulan sorulara veremediğim cevaplar neden?
Ekim!
Biterken hissettirdi bana kendini.
Soğuk rüzgarlar estirdi,
Kopardı fırtınalarımı.
Üşüttü. Tir tir tittretti.
Son günlerinden birinde bir tutam güneşi gösterdi.
Bir umut ışığı tuttu önüme,
'Al Dilara, bak biraz güneş!' dedi.
Yağdıra yağdıra kurutmaya yüz tuttuğu göz yaşları misali yağmurlarından
Estirdiği rüzgarlar
Hatta kopardığı fırtınalardan sonra
Tam da bir ağaç kökleriyle yıkılmak üzereyken doğdurdu güneşi.
İşte bu yüzden, belki de bundan sonra severim ekimi.
Kim bilir?
umut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
umut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Ekim 2013 Çarşamba
6 Temmuz 2011 Çarşamba
21 Mayıs 2009
Takvim yapraklarını çevirmek kadar hızlı geçiyor zaman. Farkına vardırmadan, sessizce akıp gidiyor her saniyesinde beraberinde alıp götürdükleriyle. Başarabiliyorsan değerlendirebilmeyi yenilikler sunuyor önüne. Yakalayabiliyorsan sana armağan ettiği sınırlı dakikalarında yaşanan gizli mutlulukları, bir gün canın isteyip de geriye çevirdiğinde yaprakları, hatırlayıp tebessüm edebiliyorsun yalnızca. Bir daha geri gelmeyeceğini bilerek bir kez daha zevkine varabilmek için yavaş yavaş çeviriyorsun yaprakları. Küçük mutlulukların yaşandığı her sayfada durup bir kez daha düşünüyorsun belki de. Her defasında gözlerini kapatıp binlerce kez tuttuğun dilekleri tutuyorsun.
Yeni umutlar doğsun istiyorsun günlerine.
Yeni umutlar doğsun istiyorsun günlerine.
“Her doğan gün yeni bir umut olsun!” diyorsun. İşte, bir kez daha diliyorsun,
“Umarım…”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)