Ekim ayını sevmem. Ne bir Eylül ne de bir Kasım. Arada kalmışlıkların ayı sanki. Sıcak mı? Soğuk mu? Güneş vardı. Şimdi nerede? Belirsizlikler.
Tüm bu kelimeler ne kadar da 'ben' aslında, beni tanıyanlara.
Belirsizliklerin dünyasında yaşayan bir Dilara değil miyim ki ben? Sorulan sorulara veremediğim cevaplar neden?
Ekim!
Biterken hissettirdi bana kendini.
Soğuk rüzgarlar estirdi,
Kopardı fırtınalarımı.
Üşüttü. Tir tir tittretti.
Son günlerinden birinde bir tutam güneşi gösterdi.
Bir umut ışığı tuttu önüme,
'Al Dilara, bak biraz güneş!' dedi.
Yağdıra yağdıra kurutmaya yüz tuttuğu göz yaşları misali yağmurlarından
Estirdiği rüzgarlar
Hatta kopardığı fırtınalardan sonra
Tam da bir ağaç kökleriyle yıkılmak üzereyken doğdurdu güneşi.
İşte bu yüzden, belki de bundan sonra severim ekimi.
Kim bilir?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder