28 Ağustos 2013 Çarşamba

27 Ağustos 2013

Sigara


Beni söndürüp söndürüp yakıyorsun sen. Tıpkı söndürüp söndürüp yaktığın sigaran gibi. Alıyorsun eline bir tutam önce, sarıyorsun. Özenle. Sonra yakıyorsun. Çekiyorsun içine. Çekiyorsun ya giriyorum ben de içine. Doluyorum nefesine. Sonra bırakıyorsun ya öylece, ikimiz de duruyoruz sadece. Sonra yakıyorsun yine. Çekiyorsun içine. Akşam oluyor. Karanlık. Son bir nefesten sonra bastırıyorsun iyice. Bitiyor işte sigaran, tükeniyorum. Yok oluyorum. Kül olup gidiyorum öylece. Sabah oluyor. Alıyorsun onu yine eline. Çekiyorsun beni içine. Söndürdün. Söndürdün şimdi yine. Ama şu da var ki, bırakamıyorsun işte. “Bırakmalıyım!” diyorsun. Belki binlerce kez “Bırakmalıyım!” Ama sen de biliyorsun ki, bırakamıyorsun, bırakamayacaksın. O seni öldürene kadar söndürüp söndürüp yakacaksın defalarca. Oysa sen söndürdükçe ben ölüyor, bir daha yakana kadar bekliyorum sadece. Nereye kadar? Sonu yok. Ya sen bırakacaksın ya ben öleceğim. Sen mi? Sen çoktan ölmüş olmalıydın belki de.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder