eller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2012 Salı

7 Ağustos 2012


Bir rüya gördüm bir gece:

“Ben bekliyormuşum kapında. Heyecanlı. İnmişsin sen birkaç dakika sonra. Üzerinde kırmızı bir tişört varmış. Gülümsemişsin. Gülümsemişim.”

Camın ardından sana bakmak ne tuhaftı öyle. Rüya gibi. 

“Öpmüşsün sonra beni. 'Neden?' diye sormuşum ben.”

Sahi, neden öpmüştün beni? Ya ben seni?

“Elimi tutmuşsun hiç bırakmadan. Yürümüşüz o uzun koridoru. Sonsuzluğa doğru atmışız her adımımızı birlikte… Birlikteliğe.”

7 Temmuz 2011 Perşembe

7 Mart 2011

Gözler..
Eller..
Dudaklar..

Gözlerle başlar içinde var olan isteğin ilk kıvılcımı. Gözler dokunur birbirine ilk önce. Eller gelir ardından. Hissedilir dokunuşlar. Ortaya çıkan kıvılcım, büyür. İlk önce gözler bulur yine birbirini. Dokunuşlar gelir ardından. Dudaklar. Dudaklar kapatır gözleri. Susturur söylenmek istenenleri. Yeter. Yeter çünkü anlatır onlar her şeyi.

Gözlerimiz ne kadar da çok birleşiyor şimdi. Ellerimiz tutuşmak istiyor, dokunmak istiyor belki de birbirine. Farkında değiliz. Çıkıp gidiyor dudaklarımızdan sözler. Ne anlatmak istediğini anlatabiliyor ne de kapattırıyor gözlerimizi. Haykırmak istiyor belki de. Bağırmak çağırmak. Ardından kapamak gözleri. Susmak. Gözlerimiz yalnızca deyip geçiyor birbirine. Ellerimiz tutuşmayı özlerken dudaklarımızdan çıkan kimi zaman yalnızca bir “selam” oluyor. Kimi zamansa kaskatı kesilip kalıyor öylece kapatamadan gözlerimizi.