baba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
baba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2014 Pazar

26 Ocak 2014

Büyümeyi sevmedim ben. Küçükken ağrıyan dizlerim geri gelsin istiyorum. Tek derdim istediğim oyuncağı aldırmak olsun. Yakamın düğmesi kopsun. Ama büyümeyeyim. Olmaz mı?
Hayatımın önemli noktaları bir sınıfı bitirip diğerine başlamak olsun. Kardeşim yok diye ağlayayım sadece. Karar vereceğim hangi dondurmadan istediğim olsun. Ama büyümeyeyim. Olmaz mı?
Hiçbir dili bilmeyeyim. Anlamayayım. Hatta büyükler konuşurken bana “Sen küçüksün, anlamazsın,” desinler. Anlamayayım.

Sevmek… Sadece annem ve babam olsun kalbimde. Arkadaşlarım. Hoşuma giden mavi gözlü çocuk, sonra yeşil gözlü. Sadece yan yana oturduk diye sevineyim. Üzülmek uzak olsun.
Başım ağrımasın mesela. Gece uykum geldiği için gideyim yatağa. Ya da annem “Hadi, uyu artık,” dediği için. Güzel rüyalar göreyim. Sırf düşünmemek için uyumaya çalışmak çok zormuş be.
Kafanı yastığa koyduğunda, gözlerini kapadığında gözünün önüne gelen görüntüler renkli değil artık hiç. Düşündüklerinle dolup taşan bir beyin. Patlamak istiyor. “Ya düşünmeyi bırak ya da beni bırak ki patlayayım,” diyor. “Yoksa daha fazla taşıyamayacağım birbirinden farklı dertlerini.”

Büyümeyi sevmedim ben. Ya küçüklüğüme geri döneyim ya da… Böyle çok zor.

11 Nisan 2013 Perşembe

10 Nisan 2013


Hastane nedir, bilir miydin Dilara?
Refakatçi olmuş muydun sen hiç hayatında?
İlaç kokan koridorlar,
Renkli renkli boyamışlar,
Sevimli olsun diye mi?
Kime ne ki, ne renkmiş duvarlar.
Hızlıca yürüyorsun sadece, öğrendim, yoğun bakımın açılmayan kapısına.
“Giremezsiniz!” diyor bir hemşire.
“Babam içeride!”
“Gidin dinlenin,” diyor bir başkası,
“Babam,” diyorum “Babam içeride! Benim babam!”