büyümek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyümek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2014 Pazar

26 Ocak 2014

Büyümeyi sevmedim ben. Küçükken ağrıyan dizlerim geri gelsin istiyorum. Tek derdim istediğim oyuncağı aldırmak olsun. Yakamın düğmesi kopsun. Ama büyümeyeyim. Olmaz mı?
Hayatımın önemli noktaları bir sınıfı bitirip diğerine başlamak olsun. Kardeşim yok diye ağlayayım sadece. Karar vereceğim hangi dondurmadan istediğim olsun. Ama büyümeyeyim. Olmaz mı?
Hiçbir dili bilmeyeyim. Anlamayayım. Hatta büyükler konuşurken bana “Sen küçüksün, anlamazsın,” desinler. Anlamayayım.

Sevmek… Sadece annem ve babam olsun kalbimde. Arkadaşlarım. Hoşuma giden mavi gözlü çocuk, sonra yeşil gözlü. Sadece yan yana oturduk diye sevineyim. Üzülmek uzak olsun.
Başım ağrımasın mesela. Gece uykum geldiği için gideyim yatağa. Ya da annem “Hadi, uyu artık,” dediği için. Güzel rüyalar göreyim. Sırf düşünmemek için uyumaya çalışmak çok zormuş be.
Kafanı yastığa koyduğunda, gözlerini kapadığında gözünün önüne gelen görüntüler renkli değil artık hiç. Düşündüklerinle dolup taşan bir beyin. Patlamak istiyor. “Ya düşünmeyi bırak ya da beni bırak ki patlayayım,” diyor. “Yoksa daha fazla taşıyamayacağım birbirinden farklı dertlerini.”

Büyümeyi sevmedim ben. Ya küçüklüğüme geri döneyim ya da… Böyle çok zor.

30 Haziran 2012 Cumartesi

29 Haziran 2012



İki küçük kız çocuğu. En saf duygularla başladı dostlukları. Karşılıksız sevdiler birbirlerini. Çıkar gözetmeden “Efendim?” dedi biri diğerine. “Geldim.”
Paylaştıkları yalnızca bir sıra olmadı ya da bir bardak su. Koskoca bir hayat vardı karşılarında. Beraber oynadılar. Kimi zaman kavga ettiler, ağladılar. Sonra sarıldılar, kahkahalara boğuldular.
Sonra…
Sonra mı?
Büyüdüler.
- Mavi önlükler içindeydik, bembeyaz yakalı.
- Ayakkabılarımız aynıydı.
- El ele tutuşmuştuk, sımsıkı.


- Gülümsüyorduk.