Sevgili öğretmenim, ki o kendini çok çok iyi biliyor, dedi
ki bana:
“O kadar iyisin ki, gerçek olamayacak kadar!”
O geceden beri düşünüyorum. “Yaşadıklarım gerçek değil
miydi?” diye sordum kendime. “Mükemmellikle” tanımladığım iki haftam gerçek
değil miydi? Gördüklerim, duyduklarım, konuştuklarım, hissettiklerim,
dokunduklarım… Hiç biri gerçek değil miydi?
Hayatta iyi olan şeyler gerçek değil midir? İyi geçirdiğimizi
düşündüğümüz günler sadece bir düşünceden mi ibaret? Peki düşüncelerimiz de mi
gerçek değil? İyilik ve gerçeklik asla yan yana gelemeyen yağmur damlaları gibi
mi?
Sorular… Düşünüyorum işte yine, sorular soruyorum yalnızca. Cevaplarını
bulamadığım sorular.
Gerçek değil miydi?
Ben de mi gerçek değilim?
Sen de mi gerçek değilsin?
Sana dokunmak da mı gerçek değil?
Aynalara dönüyorum yine…
Yansımalarımızda mı yaşadık sadece yoksa?
Uzun koridordan geçerken kaybolduk belki de aynanın içinde.
Tutup elimi çıkar bizi oradan, gerçekliğe… Mutlu gerçekliğe…
Yağmur damlaları değsin birbirine.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder