Hani bir hikaye vardır. Bir gün bir baba oğluna yaptığı her kötülük için tahtaya çivi çakmasını, yaptığı her iyilikte ise bir çiviyi sökmesini söyler. Günler sonra çocuk boş tahtayı getirir babasına. Çocuğun “boş” zannettiği tahta, çivi izleriyle dolup taşmıştır aslında.
Yapmayı istemeyip de yaptıklarımız bir çivi olsa hayatımızda, insanlarla olan her ilişkimizde, her anımızda; “güçlü” bir bağ olduğuna inanıyorsak bile yine de kalır mı izler tahtada? Çivileri sökmek yetmez mi yalnızca? Yeterliymiş gibi gözüküp bulduğu ilk anda çıkar mı izler yine ortaya? Yoksa kocaman bir çivi mi saplanır yine oraya? Düzelmez mi hiçbir şey bir daha? Hiç mi? Olmaz mı? Bir umut… Yok mu?
Bilmiyorsun sen de benim gibi. Sorma bana!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder