Duygular… Ne garip yaratık onlar. Evet, belki de karşında çok sevdiğin biri var. Her dakika ona yakınsın. Geçirdiğin her an “en güzel”i olarak kazınıyor satırlara, ama bir şey var. Ne sen söyleyebiliyorsun ne o. Kelimelere dökmek o kadar zor geliyor ki bazı anlarda, ya gülüp geçiyorsun ya da hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorsun, davranıyor. Sonra bir gün geliyor, bugün, hiç beklemediğin anlarda anlamlandıramadığın olaylar oluyor yaşadığın. Yalnızca gözlerini kapatıyorsun. Bekliyorsun. İşte o zaman, o dakikalar gözünün önüne seriliyor bir kez daha. İçinde bir şeylerin kıpırdadığını ilk defa hissediyorsun. “Hayır, hayır kalbim, sakin ol! Kendine gel!” diyorsun sessizce. Aslında o zaten kendinde, ama sen bunu fark etmeye korkuyorsun. Korkun, korkaklık değil, yazmaya çekindiğin o kelime, yazdığında üstünü karalayacağın o harfler. Durup düşünüyorsun işte şimdi. Bütün dakikalar geçiyor gözünün önünden. Soruyorsun kendine kimsenin cevabını bilmediği o soruyu:
“Yoksa aşk bu mu?”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder